Vesile Kılmak, Yardım İstemek

Vesile, Allah'a yaklaşmak veya bir dileğin kabul edilmesini ya da bir musibetin defedilmesini sağlamak amacıyla dua esnasında Allah'ın güzel isimlerinden veya yüce sıfatlarından birini, işlediği güzel bir ameli veya bir kişiyi vasıta kılmak demektir.

 

Vesilelerin en büyüğü Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem) dir. "Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım" hadisi kutsisi de bu gerçeğe işaret etmektedir.  Bununla ilgili Beyhaki’de şöyle rivayet edilmiştir.

 

 Âdem aleyhisselam duâ edip dedi ki:

 

- Ya Rabbi! Muhammed (aleyhisselam) hakkı için beni affet!

Allahü Teâlâ da, ona sordu:

- Ya Âdem, Onu daha yaratmadım, Onu nereden biliyorsun?

- Ya Rabbi! Beni yaratınca, başımı kaldırdım. Arşın eteklerinde, La ilahe illallah Muhammedür Rasulullah yazılmış olduğunu gördüm. Sen isminin yanına, en çok sevdiğinin ismini yazarsın. Bunu düşünerek Onu çok sevdiğini anladım.

- Ey Âdem, doğru söyledin. Mahlûklarımın içinde, en çok sevdiğim o dur. Onun için, seni affeyledim. Muhammed olmasaydı, seni yaratmazdım. 

 

Bununla birilikte Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem) vesile kılınacağı gibi Allah dostları, veliler de vesile kılınabilir. Bununla ilgili Buhari de şöyle bir rivayete yer verilmiştir.

 

Hz. Ömer (radıyallahü anh) yağmur duasında Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'in amcası Hz. Abbas (radıyallahü anh)'ı vesile kılarak şöyle dua etmiştir: "Allah'ım, biz Peygamber'in amcasını sana vesile kılıyoruz, bunun için bize yağmur yağdır"

 

Ehli tasavvufa göre makam sahibi olan bir veli ister ölü ister uzakta olsun ondan yardım istenir. O yardım etme yetkisine sahiptir. Özellikle ehli tasarrufun yardımı dünyada olduğu gibi dünyadan göç ettikten sonra da vardır, devam eder.

 

Çünkü ölü olan kimse her ne kadar berzah âlemine intikal etmiş ise de kendisine has bir hayatı vardır. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Peygamberler kabirlerinde diridirler" (İbn Mâce, Cenâiz 65) Peygamberlerin, mezarlarında diri olduklarına bir delil de, Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in, mirac sırasında Mescid-i Aksa'da bütün peygamberlerin ruhlarıyla buluşması ve semada karşılaştığı her peygamber ile selamlaşması ve görüşmesidir. Yine Bedir savaşında ölmüş müşrikler hakkında da şöyle buyurdular: "Siz bunlardan fazla işitmezsiniz; ancak cevap veremezler."

 

Bu sebepledir ki başta Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) olmak üzere Allah dostlarının ve velilerin ruhlarına okuduklarımızı bağışlar ve onların bizlere vesile olmasını, tasarruflarını kullanarak bizlere yardım etmelerini isteriz.